Bak Sen Şu İşe
11 Ocak 2012 | Kategori: Eğitim, Geliştirgeç
Karabük Üniversitesi‘nde okuduysanız okuyorsanız veya okuyacaksanız karşılaşmanız muhtemelen bir kaç temel sorundan bahsetmek istiyorum.Hani olurya üniversite tercihi yapmadan önce insanlar önce tercihleri üzerinde bir kaç araştırma yapar ve kazanması sonucunda detayı arttırırlar.Karabük Üniversitesi kozasından çıkmış bir kelebek gibi ülkemiz üzerinde varlığını sürdüyor olsada bu benzetme güzide üniversitemizin ömrünün kısa olacağı anlamını taşımaz.Yükselen çıtasıyla birlikte hedefini sabit kılmadan ideallerini her yükselişte bir basamak yukarıya taşıyan bir yönetim biçimiyle idare edilen üniversitemiz in temel problemi kendine yakışmayan yakışmak içinde çaba göstermeyen bir şehre konuşlandırılmış.Öyle ki işletmeci mantığıyla olayı ince eleyip sık dokuyasım geliyor ki bunu birazdan iktisadi ifadeyle sizlere göstericem.Üniversite güvenliği itibariyle herşeyin Karabük standartları dışında olduğunun bilinmesini isterim.Çağdaş, girişimci, her daim hareket halinde bir üniversite.Kendi yaşıtlarıyla hiç bir zaman yarış içine konulamayacak apayrı hedefler içinde büyüyen bir üniversite.
Üniversite içindeki iç huzur konusundada söylenecek tek bir şey varki oda hatrı sayılır bir noktadadır.Sn. Rektörümüz Burhanettin Uysal’ın göz kamaştıran girişimciliği ve çağdaş duruşunun yanısıra bir çok aynı ideolojiye bürünmüş kurmayının olduğunuda görmezden gelemeyiz.Üniversitemizin gelişim sürecini eşsiz bir hızla sürdürdüğü su götürmez bir gerçek bu konuda şüphe olmasın.Fakat asıl yazmak istediğim konu Karabük il yönetimi kademelerinin bu üniversiteyi taşıyacak güce sahip olamamasıdır.
Şöyle ki ; şuan itibariyle dışarıda atacağınız her adımınız çamura denk gelecektir.Belediye yönetimi mevcut gücünü tam kapasiteyle başka bir işe harcıyor gibi.Ortada bir şey varda biz göremiyoruz gibi.Görünmez bir proje üzerine günde 5000 belediye personeli hizmet veriyor gibi.Yol, kaldırım, alt yapı ulaşım ve daha bir çok problemle başedemeyen Karabük Belediyesi’ne hayretle bakmaya devam ediyoruz.Ediyoruz dediğim 17.500 Karabük Üniversiteli ve üslenilen bu görev için üniversitemizin vesile olduğu en az 750 personel…
Yurt ve kira sıkıntısıyla filizlenen, fırsatçılar çemberinde eğitim ve öğretim yaşantısını devam ettirmeye çalışan ben ve benim gibi arkadaşlar adına bu tarz problemlere pekte kötümser gözle bakmıyoruz.İnanıyoruzki çiçeği burnunda üniversite sahibi bir çok şehir aynı problemleri bir süre yaşamıştır.Ama alışkanlık edinilmemesi uğruna yöneticilerimizin bu hususta ortak hareket etmeleri gerektiğinide söylemek istiyorum.
Eğer Karabük bir gelişim sürecine girmişse bunu aynı temel üzerine inşa etmek tehlike saçan bir yapı inşa etmek anlamına gelir.Geliştiği kadar geliştiren üniversitemizin dahada yüksek katlara çıkması ümidiyle.
Karabük Üniversitesinde Bulunan 17.500 Öğrencinin ;
Yurtlarda kalan ortalama 10.000 kişi,
Kiralık ev veya apart evlerde kalan ortalama 7.500 kişi,
Kişi başına düşen ortalama yurt ücreti 350 TL yani 10.000*350 =3.500.000 TL aylık yurt getirisi,
Ortalama 4 kişinin 1 evde kaldığı 7.500/4 = 1875 ev ve ortalama 600 TL kira ile 1875*600=1.125.000 TL aylık kira getirisi ,
Günde her öğrencinin ortalama her sabah 1 Simit 1 Çay , Öğlen ve Akşam öğünlerini toplamda 5 TL ye malettiğini varsayarsak. 1 Simit 1 Çay = 11 TL + 5 TL yani günlük her öğrencinin ortalama yemek gideri olarak 6 TL toplamda 7.5000*6 TL=105000 TL günlük ve 105000*30=3.150.000 aylık.
Sadece konaklayacak ve yemek yiyecek bunun yanı sıra ulaşım ücreti ödemeyecek ekstra bir çay içmeyecek,fatura ödemeyecek, gazete alıp okumayacak,kuaföre gitmeyecek,hasta olmayacak vs. Toplam itibariyle bir üniversitenin kurulduğu yıldan beri bir şehre bıraktığı AYLIK toplam miktar en az haliyle 7.775.000 TL
Basit bi mali hesaplama oldu orturduğunuz yerden ulaşabileceğiniz bir sayıyla sonuçlandırdım.Umarım sorumluluklarını bilen, görevine ceketine çıktığı kadar sahip çıkmayı becerebilen, azimli ve verimli bireylerden yetişmeye ve yetiştirilmeye devam eder.






3 Yorum yapılmış Bak Sen Şu İşe
BERNA
13 Ocak 2012 Saat 23:25
inşallah düzelecektir.zamanla olur herşey
cafer
14 Ocak 2012 Saat 01:58
çok cesur gördüm seni bu yazında
sezar
24 Ocak 2012 Saat 10:06
sabırla bekliyoruz